12 Apr TÜRKİYE’DE SERBEST BÖLGE UYGULAMALARI
SERBEST BÖLGE NEDİR? AMAÇLARI NELERDİR? TÜRKİYE’DE SERBEST BÖLGELER NERELERDİR?
Serbest bölge, bulundukları ülkenin siyasi sınırları içinde yer alan, fakat dış ticaret, gümrük ve vergi mevzuatı açısından gümrük hattı dışında sayılan bölgelerdir. Kısaca; bulundukları ülkenin, ticari hayatında ortaya çıkan birçok yükümlülükten muaf ya da daha az yükümlülüğü bulunan, ihracatı özendirme ve arttırma hedefi ile oluşturulan bölgelerdir.
Türkiye’de serbest bölgeler, Türkiye Gümrük Bölgesinin bir parçası olmasına karşın;
- Serbest Dolaşımda olmayan herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmadığı; gümrük vergisi, ticaret ve kambiyo uygulamaları bakımından Türkiye gümrük bölgesi dışında kabul edildiği;
- Serbest dolaşımdaki eşyanın ise, çıkış rejimi hükümlerine tabi tutularak konulduğu yerlerdir.
Serbest bölgeler şu amaçlarla kurulur;
- İhracat için yatırım ve üretimi artırmak,
- Yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak,
- Ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek,
- Dış finansman ve ticaret imkânlarından daha fazla yararlanmaktır.
Türkiye’de serbest bölgeler şunlardır;
- Antalya Serbest Bölgesi (Antalya)
- Ege Serbest Bölgesi (İzmir)
- İMKB Uluslararası Menkul Kıymetler Serbest Bölgesi (İstinye, İstanbul)
- İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesi
- İstanbul Deri Serbest Bölgesi (Orhanlı, İstanbul)
- İstanbul Trakya Serbest Bölgesi (Çatalca, İstanbul)
- Mardin Serbest Bölgesi
- Mersin Serbest Bölgesi
- Trabzon Serbest Bölgesi
Serbest Bölgelerin ülke ekonomisine katkıları şöyle sıralanabilir;
- Serbest Bölgedeki üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere, iç pazardan ihraç edilen ham madde, yarı işlenmiş ve mamul mallarla ülke üretiminin artmasına katkıda bulunur.
- Sağladıkları avantajlarla ülke ihracatını ve döviz girdisini arttırır.
- İthal girdi kullanarak üretim yapan yerli firmalara gümrük vergisiz ve KDV’siz mal giriş imkânı sağlayarak, yurt dışındaki rakipleriyle aynı şartlarda üretim yapma olanağı yaratır.
- Ülkede kullanılması düşünülen yeni ticari ve ekonomik politikaların denenebilmesini temin eder.
- Yabancı Sermayeli firmaların, risk faktörünün düşük, karlılığın yüksek olduğu Serbest Bölgelere yatırım yapmalarını teşvik eder. Böylece yeni teknolojilerin girmesini hızlandırır.
- Serbest Bölgede yarattığı doğrudan istihdamın yanında, bölgedeki üretim ve ticari faaliyetlerle ülke içindeki diğer faaliyetlere etki ederek dolaylı istihdam yaratır.
- Büyük partiler halinde Serbest Bölgeye getirilen malların gerektiğinde küçük partiler halinde ithal edilmesini sağlayarak üretim maliyetlerini düşürür.
SERBEST BÖLGELERDE FATURA UYGULAMALARI
397 No.lu VUK Genel Tebliğine göre sadece e-Fatura uygulamasına kayıtlı kullanıcılar birbirine e-fatura düzenleyebilir. Ayrıca 421 no.lu VUK Genel Tebliğine göre e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan bir müşteriye kağıt fatura veya e-arşiv fatura düzenleyenlere VUK hükümlerine göre ceza uygulanacağı belirtilmektedir..
Diğer taraftan e-Fatura uygulamasını kullanma zorunluluğu getiren 421 no.lu VUK Genel Tebliğine eklenen maddeyle 1 Temmuz 2017 tarihinden itibaren, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerden, mal ihracı ve yolcu beraberi eşya ihracı kapsamında fatura düzenleyecek olanlara faturalarını e-fatura olarak düzenlemesi zorunluluğu getirilmiştir.
Bu durum, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olanlar sadece birbirlerine e-fatura düzenleyebilir kuralına bir istisna oluşturmaktadır. İhracat e-faturasında ihracat bilgilerine esas bazı bilgilerin yanında fatura muhatabı olarak malın satıldığı muhatabın yanında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bilgileri de yer almaktadır.
Türkiye’de yerleşik bir e-Fatura kullanıcısına düzenlenen e-fatura ile ihracat e-faturası arasındaki en önemli fark, mal ihracında düzenlenen e-faturanın sadece Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ulaşmasıdır. e-Faturanın, asıl muhatabı olan ihracat malını teslim alacak firmaya ulaştırılması sistem dışından yapılmaktadır.
Örnek
İngiltere’de faaliyet gösteren X LTD CO. firmasına mal ihracı nedeniyle düzenlenen e-fatura, sistem üzerinden Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ulaşmaktadır. Söz konusu firmaya e-fatura, e-posta veya başka yöntemlerle iletilmelidir.
Peki, mal ihracı yaptığımız firma, serbest bölgede faaliyet gösteren ve e-Fatura kullanıcısı bir vergi mükellefiyse nasıl hareket edeceğiz? Normal koşullarda, serbest bölgede faaliyet gösteren firma da e-Fatura kullanıcısı olduğundan sistem üzerinden e-fatura bu firmanın hesabına düşmektedir. Dolayısı ile ekstra ulaştırma söz konusu değildir.
1 Temmuz 2017’den önce serbest bölgede faaliyet gösteren firma da e-Fatura kullanıcısı olduğundan sistem üzerinden e-fatura bu firmanın hesabına düşüyordu. Ancak ihracat işlemlerinde e-fatura uygulamasının başlamasından itibaren serbest bölgede faaliyet gösteren firmalara yapılan ihracat işlemi eğer Gümrük Geçiş Beyannamesi ekinde beyan ediliyorsa aynı e-Fatura kullanıcısı olmayan yurt dışı muhatabına düzenlenen e-faturada olduğu gibi faturanın elektronik çıktısı sistem dışından harici yollarla iletilmesi gereklidir.
Diğer taraftan serbest bölgeye yapılan hizmet ihracı veya Gümrük Beyannamesi ekinde olmayan ihracat işlemleri (serbest bölge işlem fişi, transit ticaret işlemlerinde) ihracat faturası tipinde düzenlenmediğinden, e-fatura serbest bölgede faaliyet gösteren işletmenin e-fatura hesabına sistem üzerinden düşecektir.
Türkiye’den serbest bölgeye mal ihracı yapan e-fatura mükellefleri tarafından (alıcının e-fatura kullanıcısı olması halinde) düzenlenen ihracat e-faturalarının XML halinin de mutlaka elektronik bir kanaldan (mail vb.) alıcıya ulaştırılması gereklidir. Bu kurala uyulmayıp ilgili e-faturanın kağıt çıktısının alınarak gönderilmesi durumunda bu çıktı Maliye Bakanlığı nezdinde geçerli bir belge olarak kabul edilmez.
SERBEST BÖLGELERDE VERGİ UYGULAMALARI
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ile bu bölgelerde uygulanacak vergi yöntemleri hakkında bilgilere yer verilmektedir. Bu kanunun 6. Maddesine göre; Serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılır ve bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mevzuatlarına uygun düşen işlemler uygulanmaz. Yani serbest bölgeler gümrük ve kambiyo vergileri kapsamına giren vergilerden muaf tutulmaktadır. Ayrıca aynı kanun uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen istisna ve uygulamalarla da getirilen istisna ve uygulamalar söz konusu olabilir. Kanun dışında bakanlar kurulu Serbest Bölgede uygulanacak vergi politikalarına yetkilendirilmiştir.
5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamların Teşviki kanunu kapsamında, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan serbest bölge firması Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği yılsonuna kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. Bu istisnanın Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılacak tevkifata etkisi yoktur.
Vergi Usul Kanununa göre yeni işe başlayanların 10 işgünü içerisinde işe başladıklarını bildirmesi gerekmektedir. Serbest bölgede işe başlayan bir firmanın böyle bir yükümlülüğü yoktur.
Vergi Usul Kanununun 174’ncü maddesinde ise, defterlerin hesap dönemi itibariyle tutulacağı, kayıtların her hesap dönemi sonunda kapatılacağı ve ertesi dönem başından itibaren yeniden açılacağı, hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu, ancak takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanlar için bunların müracaatı üzerine Maliye Bakanlığının 12 şer aylık özel hesap dönemleri belirleyeceği hükmüne yer verilmektedir.
Dolayısıyla, Kurumlar Vergisi Kanunu ile beyannamenin verilme zamanı hüküm altına alınırken, anılan Kanunun gerek 28 gerekse 30 uncu maddesi ile Vergi Usul Kanununun “özel hesap dönemini” düzenleyen 174’ncü maddesindeki hükümlere göre hesap döneminin kapandığı ayın farklılık arz edeceği hususu dikkate alınarak, madde metninde beyanname verme zamanı ay adı belirtilmek suretiyle hüküm altına alınmamıştır.
Aynı durum, geçici vergi beyannameleri içinde geçerli olup geçici vergi beyannamelerinin verilme zamanı da her geçici hesap döneminin kapanmasından itibaren takip eden 2. ayın 10. gününe akşamına kadar olacaktır.
3065 sayılı KDV kanununa göre; bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için;
- Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması,
- Teslim konusu malın T.C. gümrük hattından geçerek bir dış ülkeye vasıl olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
‘Dış ülkeye vasıl olma’ ifadesinden de, malın gümrük hattını geçmesinin anlaşılması gerekmektedir.
Dolayısı ile bu iki maddeyi karşılayan serbest bölge firmaları, bu iki maddeyi karşılaması halinde o işlemde KDV’den muaftır.
SONUÇ
Kısaca gösterildiği gibi serbest bölgeler birçok maddi yükümlülükten muaf tutulmaktadır. Devletin almış olduğu bu uygulamalar, yurt dışı ticaretin gelişmesi, hammadde ve malzemelerin ucuza temini, teknolojik gelişmelerin ülkeye kolay girişi vb. birçok pozitif yanı bulunmaktadır. Serbest bölgeler ticaret hacmi yüksek olan, büyük ekonomik temasın bulunduğu, ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlayan yerlerdir.
Türkiye’de Serbest Bölge yoğunluğunun sahil illerinde olması, nakliye işlemlerinin de oldukça ucuz olmasına katkı sağlamaktadır. Türkiye bu ve birçok uygulama ile bu bölgede faaliyet gösteren firmalara önayak olmakta ve ekonomik olarak daha fazla özgürlük imkânı tanımaktadır.
Her ülke kendi serbest bölgesinde, kendi ülke bölgelerine uygun politikalar yürütmektedir. Her ülkenin hedefi de genel olarak dış ticarette daha fazla fayda sağlayarak daha az maliyete katlanmaktır. Dolayısı ile serbest bölgeler, dünya ticareti açısından da oldukça öneme sahip olan uygulamalardır. Şüphesiz her ülkenin uyguladığı politikalardaki amaçları, vatandaşlarının hayat kalitesini arttırırken, maliyetleri azaltarak daha fazla imkânlardan yararlandırmaktır.