12 Nis ÇALIŞMA HAYATINDA İŞ KAZALARI
İş kazaları, günümüz bilgi birikimi, teknolojisi vb. kavramların artması sonucu iş hayatında son zamanlarda sık karşılaşılan bir durumdur. İş kazası ve meslek hastalığı da birbirine yakın kavramlar olduğu için karıştırılan bir durumdur.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Nedir?
İş kazası, birçok küresel kurum ve kuruluşlar tarafından birbirine yakın tanımlamalar kapsamına girse de kısaca; bir iş esnasında, belirli bir yaralanma veya zarara yol açan, önceden planlanmamış bir şekilde gerçekleşen ve bazı durumlarda üretime ara verilmesine, belirli bir zamana kadar durdurulmasına bile yol açabilme kapasitesi bulunan ve hatta ölüme bile sebep olan olaylardır.
Meslek hastalığı, Sigortalının, çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı, tekrarlanan sebepler ile veya işin yürütüm şartları yüzünden, uğramış olduğu geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özür durumudur.
İki kavram arasında ayırıcı birçok yön olmasına karşın genel olarak; iş kazasında beklenmeyen ve oluşması tahmin edilemeyen durum söz konusu olmasına karşın, meslek hastalığında, tekrarlanan iş sonucu gerekli tedbirlerin alınması halinde gerçekleşme ihtimalinin tahmin edilebilme durumu söz konusudur. Ayrıca iş kazasında tekrarlanma olasılığı düşük olmasına karşın, meslek hastalığında gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu durum tam tersi yüksektir.
Bir Olayın İş Kazasın Sayılabilmesi Nelere Bağlıdır?
İlk olarak bir kazanın var olması gereklidir. İkinci olarak kazaya uğrayan kişinin 5510 Sayılı Kanun kapsamında işyerinin sigortalı çalışanı olmak zorundadır. Üçüncü olarak ise işçinin bir zarara uğramış olması gerekmektedir. Dördüncü olarak; uygun bir illiyet (nedensellik) bağı olması gerekmektedir. Bu illiyet bağı kendi içinde de ikiye ayrılmaktadır. Birincisi; görülen iş ile kaza arasında uygun illiyet bağı olmalıdır. İkincisi; kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağı olmalıdır.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası’nın 13. Maddesi uyarınca; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada başından geçen bütün olaylar iş kazası kabul edilmektedir. Yine aynı kanunun 11. Maddesi uyarınca; sigortalının, işlerini yaptıkları yerler işyeri olarak sayılmaktadır. Örn; bir firmanın muhasebe çalışanın firma içinde başından geçen olaylar iş kazası tanımına 13. Madde uyarınca girmektedir. Aynı muhasebeci, bankaya para çekmeye ya da yatırmaya gittiği esnada geçirdiği bir trafik kazası ise 11. Madde uyarınca iş kazası tanımına girmektedir.
İş Kazası Neden Ortaya Çıkar?
İş kazası analizi yapılırken 4 kavram üzerinde durulur. Bunlar, İnsan kaynaklı nedenler (psikolojik, fiziksel, işyeri vb.), makine kaynaklı nedenler (hatalı makine ve donanım, yetersiz kontrol ve bakım vb.), çalışma ortamı kaynaklı nedenler (yetersiz çalışma bilgisi, uygun olmayan çalışma metodu vb.) ve yönetim kaynaklı nedenlerdir (yetersiz güvenlik yönetim planı, eğitim ve öğretim eksikliği vb.).
İş Kazası Maliyetleri Nelerdir?
İş kazası sonucu maliyetler üçe ayrılır; Çalışan açısından, işveren açısından, ülke ekonomisi açısından). Çalışan açısından; gelirden yoksun kalma, evde bakıma muhtaç olma, moral kaybı, uzuv kaybı vb. sayılabilir. İşveren açısından bakıldığında ise; eksik üretim, sosyal kayıplar prestij kaybı, tazminat ödemesi kayıpları, makine teçhizat kayıplar vb. sayılabilir. Ülke ekonomisi açısından değerlendirildiğinde; araştırma, yasa oluşturma vb. sebeplerden kamu harcamaları, SGK harcamaları, toplum maliyetleri olarak sayılabilir.
İş Kazası Geçiren Çalışanın Talep Edebileceği Tazminatlar Nelerdir?
- İş Gücü Kaybı Tazminatı; Sigortalı çalışan, geçici veya kalıcı şekilde işgücü kaybına uğrayabilir. Geçici iş gücü kaybına uğrayanların maddi kayıpları iş göremezlik ödeneğinden karşılanır. Kalıcı iş göremezlik olabilmesi için iş gücünün en az %10’unu kaybetmiş olması gerekir. Bu durumda da SGK tarafından iş göremezlik ödeneği bağlanır. Ayrıca kalıcı iş göremezlik söz konusu olursa, çalışan iş yerinden maddi-manevi tazminat talep edebilir.
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı; İş kazaları maalesef bazı durumlarda ölümle sonuçlanabilmektedir. Bu durumda işçinin yakınları bu tazminatı talep edebilirler. Eşi, 18 yaşından küçük erkek çocuğu, 22 yaşından küçük kız çocuğu, annesi, babası ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler (imam nikahlı eşine bakmakla yükümlü ise resmi nikahı olmasa da) talep edebilirler.
- Manevi Tazminat Davası: Sigortalı çalışan veya yakını uğradı zarar karşısında manevi tazminat davası (yaşıyorsa kendisi, vefat etmişse yakını) bu tazminatı talep ederek dava açabilirler.
Not: İş Kazası sonucunda açılacak olan davalarda kaza tarihi itibari ile 10 yıllık zamanaşımı söz konusudur.
İş Kazasının Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Ceza hukuku açısından;
Bu hukuk dalı iş kazasının taksirle veya kusurla ölüme veya yaralanmaya sebebiyet verilip verilmediğini konu alır. Eğer yaralanma söz konusu ise 3 ay-1 yıl arasında ceza uygulanır. Bir ölüm söz konusu olduğu durumda ise 2-6 yıl ceza uygulanır. Birden fazla ölüm söz konusu olduğunda ise 2-15 yıl ceza uygulanır.
Borçlar kanunu açısından;
Bu hukuk dalı iş kazasını maddi ve manevi zarar görme açısından konu edinir. Eğer maddi ve manevi zarar görme durumu varsa sigortalı tazminat davaları açarak zararın karşılanmasını talep edebilir.
İş Sağlığı ve Güvenliği hukuku açısından;
Bu hukuk dalı, işyerine kusurlu hallerinden dolayı kaza sonrasında idari para cezalarını kesmek açısından iş kazasını konu edinir.
Sosyal Güvenlik Kanunu açısından,
Bu hukuk dalı, iş kazası sonucunda, SGK tarafından zarar gören kişilere yapılan ödemelerin gerçekleştirilmesini konu edinir.
Bir iş kazası gerçekleştiğinde bildirim yapılması gereken yerler nereleridir?
5510 Sayılı Kanunun 13. Maddesi uyarınca; İş kazası, gerçekleştiği günden sonra 3 iş günü içinde ‘İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi’ ile bağlı bulundukları SGK müdürlüklerine bildirilmesi gerekmektedir. SGK tarafından yayınlanan 2008/108 sayılı genelge kapsamında dilekçe ile bildirimin de kabul edileceği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 77. Maddesine göre; işyeri, iş kazası oluşması durumunda, kazanın gerçekleştiği günden sonraki 2 iş günü içinde Bölge Çalışma Müdürlüklerine bildirim yapmak zorundadır.
Çoğu zaman SGK bildirimi yapıldığında Bölge Çalışma Müdürlüklerine yapılmayacağı algısı vardır. Fakat bu algı yanlıştır. Her ikisi farklı kanun ile yetkilendirilmiştir. Dolayısı ile her ikisine de bildirim yapılması zorunludur.
Kaza gerçekleştiği anda kolluk kuvvetlerine (jandarma, polis) haber verilmesi gerekmektedir.
Türkiye’de İş Kazası İstatistikleri
Türkiye’de 1997 yılında 98.318 iş kazası gerçekleşmiş ve 1473 kişi yaşamını yitirmiştir. 2012 yılına kadar ortalama gerçekleşen iş kazası 70.000-100.000 arasında gerçekleşirken, 2013 yılında 191.389 kaza meydana gelmiştir. 2013 yılı ölüm sayısı ise 1.360 olarak ölçülmüştür. 2016 yılında bu rakam 286.068 kaza, 1.405 ölüm olarak görülmektedir. 2018 yılında ise 1.923 kişi iş kazası sonucu yaşamını yitirmiştir.